İçeriğe geç Altbilgiye atla

Burak Yanar Yazdı “Beklemek
mi, Endişelenmek mi?”

Müthiş bir sezonu geride bıraktık. Yıllar sonra yeniden Avrupa kupalarında Samsunspor armasını görmek hepimize büyük bir gurur yaşattı. Sadece Samsun’u değil, ülke puanını da temsil ederek camiamızın ne kadar büyük olduğunu bir kez daha
gösterdik. Böyle bir sezonun ardından hepimizin ortak beklentisi çok netti:
İskelet kadro korunacak, nokta atışı kaliteli transferlerle takım güçlenecek ve
Samsunspor yeniden Avrupa mücadelesinin en güçlü adaylarından biri olacaktı.

Ancak transfer döneminin başlamasıyla birlikte işler beklendiği gibi ilerlemedi. Özellikle Van Drongelen ve Carlo Holse gibi takımın omurgasında yer alan iki önemli ismin satılması, sosyal medyada adeta bir kaos ortamı oluşturdu. Bir anda “Stada gitmiyorum”, “Forma almıyorum”, “Kombine yenilemiyorum” söylemleri havada uçuşmaya başladı.

Ne kadar da çabuk küsebiliyoruz armaya… İlk fırsatta sırtımızı dönmeye, en çok da ihtiyacı olduğu anda takımımızı yalnız bırakmaya ne kadar da meraklıyız.

Beni tanıyanlar bilir. Sayın Başkan Yüksel Yıldırım’ı gerektiğinde en sert şekilde eleştirenlerden biri oldum. Ama doğruya da doğru demek gerekiyor.Sözleşmelerinin bitimine yaklaşmış iki önemli oyuncunun, ciddi bonservis
gelirleriyle satılması futbol ekonomisi açısından yanlış bir hamle değildir.Oyuncuyu bedelsiz kaybetmek yerine yerini doldurabilecek bir bütçe oluşturmak,doğru planlandığında mantıklı bir yönetim anlayışıdır.

Fakat bugün camianın beklediği tek şey var: Bu gelirlerin sahaya nasıl yansıyacağı…

Çünkü şu an ya çok büyük bir transfer operasyonunun sessizliği yaşanıyor ya da maalesef çok kötü yönetilen bir transfer dönemi izliyoruz. Gündeme gelen isimlerle anlaşma
sağlanamıyor. Konuşulan oyuncular taraftarı heyecanlandırmıyor. Üstelik mevcut kadrodan ayrılacağı konuşulan iki yabancı oyuncunun daha olması, endişeleri her
geçen gün biraz daha artırıyor.

İşte tam da bu yüzden herkes aynı soruyu sormaya başladı:

Avrupa’yı hedefleyen Samsunspor mu izliyoruz, yoksa yeniden orta sıraları hedefleyen bir takım mı oluşturuluyor?

Başkan Yüksel Yıldırım hemen her konuşmasında Samsunspor’un mücadele eden, Avrupa kupalarını kovalayan bir kulüp olacağını dile getiriyor. Ancak söylenenlerle
bugün yaşananlar arasında ciddi bir çelişki oluşmaya başladı. Yapılamayan transferler, geciken hamleler ve takımın en kaliteli isimlerinin birer birer ayrılması, taraftarın kafasında doğal olarak soru işaretleri oluşturuyor.

Üstelik gidenler sıradan oyuncular değil…

Takımın liderleri, kaptanları, soyunma odasının ağabeyleri, maçın kaderini değiştirebilen kilit isimleri ayrılıyor. Böyle oyuncuların boşluğu yalnızca iyi futbolcular alarak dolmaz; karakter, liderlik ve takım kimliği de yeniden inşa
edilmek zorundadır.

Bugün Samsunspor taraftarı transfer istemekten çok güven duymak istiyor. Çünkü bu şehir artık başarıyı tattı. Avrupa heyecanını yaşadı. Kimse yeniden “idare eden” bir takım izlemek istemiyor.

Elbette transfer sezonu bitmedi. Belki birkaç hafta sonra yapılan hamleleri alkışlayacağız. Belki de bugün duyulan endişelerin ne kadar yersiz olduğunu göreceğiz. Ama bugün itibarıyla taraftarın kaygılanmasını da kimse
yadırgamamalı.

Bizim beklentimiz yıldız transferler değil.

Bizim beklentimiz, Avrupa hedefini gerçekten taşıyabilecek bir kadro kurulması.

Çünkü bu arma artık sadece ligde kalmayı değil, zirveyi zorlamayı hak ediyor.

Yorum bırakın

Üni-Sam'dan Gelen Bildirimleri Etkinleştir Evet Hayır