İçeriğe geç Altbilgiye atla

Mehmet Cem Yiğit Yazdı “Islıklar Yalan Söylemez”

Samsunspor’umuzun taraftarı sabırlı ve vefalıdır, yeri gelir takımı doksan dakika geride olsa bile bağrına basar ancak Samsunspor taraftarı asla aptal değildir. Neyi affetmeyeceğini çok iyi bilir çünkü mücadelesizliğe, umursamazlığa ve kendisine müşteri muamelesi yapılmasına tahammülü yoktur. Bu akşam Başakşehir karşısında tabeladaki skordan çok daha ağır bir durum vardı sahada ve o da güven kaybıydı. Bu güvenin kırılmasının asıl sebebi ise plansızlık, kulübe zafiyeti ve sahadaki vurdumduymaz tavırdı.

Bir kalecinin takıma verebileceği en büyük zarar yediği golden ziyade takıma yaydığı korkudur. Okan geçen sezonun oturan iskelet kadrosunda belki sırıtmıyordu ama takım ne zaman fire verse veya ne zaman yük binse ilk hatayı kalede görüyoruz. Yan toplardaki kararsız çıkışlar ve kurtarabileceği topları içeri alış şekli formsuzluktan öte bir yetersizliktir. Kalede duruşuyla rakibe geçit vermeyeceğini hissettirmesi gerekirken kendi defansına her an hata yapabileceği endişesini aşılayan bir kaleciyle yola devam edilemez çünkü bu takımın kalesi ihtimallere ya da şansa bırakılamaz.

Gecenin en can yakıcı kısmına gelecek olursak maçın son dakikalarında top Eyüp Aydın’ın ayağına geldiğinde yükselen protesto seslerinin çok haklı bir sebebi vardı. Daha önce verdiği o malum fotoğraf karesiyle zaten taraftarın sinir uçlarına dokunan Eyüp bu akşamki oyunuyla tüyü dikmiş oldu. Taraftarı çıldırtan asıl nokta yapılan pas hatasından çok hata yapıldıktan sonra sergilenen o vurdumduymaz vücut diliydi. Yükselen ıslıklar aslında bu formanın kutsal olduğunu ve sahada gezinti yapılamayacağını haykıran bir seslenişti ki umarım o kulakları sağır eden tepki Eyüp’ün konforlu uykusunu bölmeye yeter.

Gelelim Thomas Reis’e. Hocam, elindeki kısıtlı kadroya rağmen nasıl bir mücadele verdiğinin, hangi zorlukları göğüslediğinin hepimiz farkındayız. Unutmamak gerekir ki Samsunspor taraftarı futbol cahili değildir. Oyunu okur, gidişatı görür. Özellikle Eyüp konusundaki tepkiyi doğru okumak gerekir. O ıslıklar sadece anlık bir öfke değil, oyuncunun gs maçındaki tavırları ve maç sonundaki vurdumduymaz görüntüsünün bir birikimidir. Hocamızın, oyuncuların yorgunluğu mazeretine sığınmak yerine, bu ince detayları görmesi gerekir. Taraftara tepki vermeyi öğretmek yerine, oyuncunun sahadaki duruşunu ve aidiyetini sorgulamak çok daha yapıcı olacaktır. Sorun taraftarda değil, sahadaki o vurdumduymazlığı kabullenmeyen Samsunspor ruhundadır.

Bu takım geçmişte de düşüşler yaşayıp ayağa kalkmasını bildi fakat bu sefer durum biraz farklı. Artık iskelet kadronun ayakta duramadığı gerçeğiyle yüzleşmeli, yönetim stratejisini ve hoca tercihlerini gözden geçirirken, oyuncular da haddini bilmelidir. Şimdi bahaneler üretme değil gerçeklerle yüzleşme zamanıdır. Taraftarı müşteri değil de bu kulübün asıl sahibi olarak gördüğünüz gün o ıslıklar yeniden alkışa dönecektir aksi halde bu gidişle ne hoca kalır ne de taraftarda sabır.


Selametle…

Yorum bırakın

Üni-Sam'dan Gelen Bildirimleri Etkinleştir Evet Hayır