İçeriğe geç Altbilgiye atla

Aziz Ahmet Hocaoğlu Yazdı “Neden Türkiye’de Şehir Takımı Tutulmuyor”

Avrupa’daki futbol maçlarını izlerken herhangi bir kulübün stadındaki taraftar sayısını gördüğümüzde aklımıza ilk gelen soruların başında “Neden Türkiye’de şehir takımı tutulmuyor?” gelmektedir. Yıllarca bu soruya birçok cevap verilmiştir. Cevaplardan öne çıkan ise “Türkiye’de şampiyon olan, görünürlüğü yüksek olan, kısacası saha içi ve saha dışı dinamikler ile egemen olan kulüplerin İstanbul takımları olması”dır. Taraftarlığın kaynağını oluşturan bu psikolojik unsurun yanı sıra tarihin derinliklerinden günümüze ulaşan ve kimliğimizi belirleyen yönetsel ve toplumsal unsurlar da bulunmaktadır. Bu yazıda “Neden Türkiye’de şehir takımı tutulmuyor?” sorusunun cevabı bahsi geçen unsurlar ile incelenecektir.

Avrupa’nın en büyük futbol ülkelerinin yönetim yapıları ve futbolla ilişkisi kısaca şu şekildedir:

İtalya 20 özerk bölgeden oluşmaktadır. Bu özerk bölgelerin yasama ve yürütme yetkileri vardır. İtalya, ulusal birliğin sağlandığı 1871 yılına kadar şehir devletlerinden oluşmuştur. Günümüzde de İtalyan şehirlerine gidildiğinde stadyumlar ve resmi kurumlar dahil olmak üzere birçok yerde İtalya ve Avrupa Birliği bayraklarının yanında tarihlerinde yer alan şehir devletlerinin de bayrağı görülebilmektedir. Bu sebeple İtalya’da futbol rekabeti ülke genelinde birçok bölgeye yayılmıştır. Aynı bölgede/şehirde yer alan rekabetlere bakacak olursak Inter-Milan (Milano şehri), Lazio-Roma (Roma şehri), Juventus-Torino (Torino şehri), Genoa-Sampdoria (Cenova şehri) öne çıkmaktadır.

İspanya’da 17 özerk bölge vardır. Ülkede 17 anayasa, 17 yürütme organı, 17 yasama organı bulunmaktadır. Athletic Bilbao, Deportivo Alaves, Osasuna, Real Sociedad gibi kulüplerin olduğu Bask bölgesinde ve Barcelona, Girona, Espanyol gibi kulüplerin olduğu Katalanya bölgesinde daha fazla siyasallaşmış bir bölgesel kimlik mevcuttur.

Üniter bir devlet olan İngiltere’de, yerel yönetimlere çeşitli yetkiler veren ilk yasal düzenlemeler 17. yüzyıla kadar uzanmaktadır. İngiltere’de yerel yönetimlerin güçlenmesi ve futbolun doğup gelişmesi, çeşitli şehirlerde birçok futbol kulübünün ve lig sisteminin kurulması 19. yüzyılda gerçekleşmiştir. Dünya’nın en eski futbol kulübü Sheffield FC 1857 yılında İngiltere’nin en büyük şehri Londra’da değil Sheffield şehrinde kurulmuştur.

Almanya federal bir devlettir. 16 eyalet bulunan Almanya’da eyaletlerin kendi başbakanları ve yasama organları bulunmaktadır. Yetkiler federal hükümet ile eyaletler arasında bölüşülmektedir. Alman Futbol Federasyonu, ülke genelindeki birçok futbol kulübünün temsilcileri tarafından 1900 yılında kurulmuştur. Ülke genelinde kulüpler arasında bölgesel rekabet üst seviyededir.

Türkiye’yi kısaca inceleyecek olursak, üniter bir devlet olan Türkiye’de merkeziyetçi bir yönetim yapısı bulunmaktadır. Yerel yönetimlerin sadece sınırlı bazı yönetsel yetkileri vardır. Cumhuriyet Dönemi öncesinde ise Osmanlı Devletinde eyaletler mevcuttur fakat bu eyaletlerden günümüze ulaşan bir kimlik bulunmamaktadır. Türkiye’de profesyonel lig sisteminin başlangıcı 1959’dur. Merkezi yönetim tarafından yapılan düzenlemelerle, ligi İstanbul özelinden ülke geneline yayılması için adımlar atılmıştır. Böylece 1960’lı yıllar itibarıyla Anadolu’da şehir takımları kurulmaya başlanmıştır.

Türkiye’de futbolun gelişimi ve şehirlere yayılımının Avrupa’ya göre çok daha erken tarihli olduğu, şampiyonlukların ülke geneline dağılımı Türkiye’de üç şehir iken Avrupa’da bu rakamın çok daha fazla olduğu bilinen bir gerçektir. Yazının esasını oluşturan ülkelerin yönetim yapıları incelendiğinde :

  • Avrupa’daki şehirlerin (bölgelerin, eyaletlerin) tarihten günümüze uzanan özerk yapılarının olduğu ve söz konusu yerlerde yaşayan insanların şehirlerinin tarihsel kültürlerine bağlı olduğu,
           
  • Türkiye’nin merkeziyetçi yapısının insanların şehirlerine aidiyeti öne çıkaran bir kimliğe sahip olmasına engel olduğu ortaya çıkmaktadır.

Özetle, şehir kültürünün bir parçası olan futbol; İtalya, İspanya, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerde, insanların şehirlerinin takımlarıyla bağ kurmasını taraftarlığın psikolojik etkisi ile birlikte tarihsel, yönetsel ve toplumsal etkiler ile oluşturmakta iken Türkiye’nin geçmişten günümüze yönetsel ve toplumsal gerçekleri insanların şehirlerinin takımlarıyla bağ kurmasına izin vermemektedir. Konuya Samsun ve Samsunsporluluk özelinde bakmak gerekir ise tarihi değiştirme imkanımız olmadığı gibi üniter devlet yapısından da taviz vermemiz gerektiğine göre şehrimizde Samsunsporluluğu artırmanın yolu istikrarlı sportif başarılar ve yeni nesillerde futbol kültürünün şehre aidiyetle oluşmasından geçmektedir.

Yorum bırakın

Üni-Sam'dan Gelen Bildirimleri Etkinleştir Evet Hayır